Eğer siz de iş yerinizin bu sayfalarda yer almasını istiyorsanız, ya da bir yer önerecekseniz bize e-posta ile ulaşabilirsiniz.
istanbul şehir rehberinde yer alan bilgilerin doğruluğu adı geçen kurumların sorumluluğundadır. Promosyon.com doğabilecek değişiklilerden doğrudan sorumlu tutulamaz. |
VİTRİN
Pür ve neşe birleşti Mandıra oldu!
Berrin Karakaş
Yunan tavernalarında 'tabak kırma'dan sonra bir de 'ceket yakma' hikayesi ortaya çıkınca, işin sırrını çözmeye gittik. Pangaltı'da, Mandıra'dayız. Acar magazin muhabirleri ve Serdar Ortaç'ın yedi göbekten ailesi dahil...
Mandıra en eski Yunan tavernalarından. İçeri girince sizi bir sürü oyuncak karşılıyor. Tüylü küçük şeyleri görünce, acaba yanlış yere mi geldik diye düşünsek de, içeriden yayılan müzik ispatlıyor: Mandıra'dayız! Aslında hüzün vermesi gereken 'Bir İhtimal Daha Var' oynak oynak olmuş. Türk Sanat Müziği'nde devrim belki de burada başlayacak; özünde neşe olan Mandıra'dan çıkacak. Bu mekana da o yakışır zaten. Dışarıdan akşamüstü güneşi geliyormuş hissi verecek şekilde tasarlanmış sahte pencerelerle duvarlardan Akdenizlilik akmakta.
Şu Türk ve Yunan kardeşliği meselesinin hası da Mandıra'da. Türkçe parçalar Yunanca, Yunanca parçalar Türkçe geçip gidiyor. 'Geçen', ama akıllarımızdan silinmediği için 'gidemeyen' şarkı ise Serdar Ortaç'ın annesinden geliyor. Söylemek gerekirse, sesi oğluna benzemiyor. Aslında kendisi çok güzel şiirler yazarmış, ama onlardan nasibimizi alamadık. Fakat kendilerine gösterilen ilgi gözlerimizi yaşarttı. Bizi de biraz komplekse soktu. Dansöz desen, onların masa da öyle. Süper ve hızlı hizmet onlara. Bir şarkıcı olup da annemizi babamızı böyle yaşatamadık ya, yazık bize!
Peçeteden kanatlar
Tabii ki tabaklar kırıldı. Racon tamamlandı. Ama kimse ceketini yakmadı.
Fakat bir gerçeği öğrendik: Eğer Yunan tavernasında oynayacaksanız, açık ayakkabı giymeyin! Çünkü tabak parçaları kaçıyor içeri. Batıyor. Acıtıyor.
Gelelim tavernanın bir diğer tuhaflığına. Neden olduğunu anlamadığımız tabak israfından sonra bir de peçete israfı yaşanıyor. Bunlardan selpak yapıp, satmaları için selpakçı çocuklara veresimiz geliyor. Tamam, gül yaprakları biraz daha anlaşılır. Şık. Ama peçetelerin amacını çözemedik. Acaba küçükken uçak yapıp atamamış, bu özlemi içinde kalmış biri tarafından mı yaratıldı? Neyse, Mandıra'da bir peçete fırtınası esiyor ki sormayın. Peçeteler garsonların sırtında, yemeklerin üstünde, her yerde... Sırttakiler kanat gibi duruyor. Garsonların hepsi uçtu uçacak.
Yunan tavernası olmasına rağmen uzo bulunmaması tuhaf. Ama kardeşi rakı var. Zaten bu tür şeyler kimsenin umurunda değilmiş gibi. Herkes mutlu. Herkes pür neşe. Şöyle kederinden içen falan yok. Biraz Serdar Ortaç'ın babası öyle gözükse de, o da sonradan neşeleniyor. Herhalde kederinden içenler eski Türk filmlerinde kaldı. Sadri Alışık amcanın aşklarında... "Ben seni unutmak için sevmedimmmm. Hıck!"

[BALIK RESTORANLARI]
[EV YEMEKLERİ]
[KEBAP ve ET YEMEKLERİ]
[TÜRK/OSMANLI MUTFAĞI]
[VEGETARYEN MENÜ]
[MEYHANELER]
[ULUSLARARASI]
[CATERING]
[FAST FOOD]
[BRUNCH]
|